
Volkan Konak Trabzonspor'u değerlendirdiği bir roportajında bu takım 20 küsür senedir kalecisiz oynuyor o yüzden de şampiyon olamıyor demişti. Tabi bu değerlendirmeyi yaptığı dönemde Trabzonspor'un Tony Sylva diye bir kalecisi yoktu. Gelişi hayli olaylı oldu Sylva'nın. Geldiğinde onun futbolcudan ziyade güreşçiyi andırdığını yazan Tolga gibi Trabzonlu süper yetenek dururken bu kaleciye bile benzemeyen adamın neden alındığını sorgulayanlardan tutun da kariyerini yetersiz bulanlara, yaşının fazlalığına takanlara kadar bir sürü eleştiri oldu ilk etapta. Daha sonra klubuyle bonservis problemini aşamadığı için anlaşma sağlanamadı. Tam transfer fiyaskosu olacak diye düşünürken problem halledildi ve Trabzonspor'a katıldı Sylva. Fakat ilk haftalarda hazır olmadığı ve takıma geç katıldığı için oynayamadı. Galatasaray maçını yerel basın ve yerlisever kitlenin kahramanı milli kaleci(!) Tolga'nın üstün çabaları ile kaybedince takım için kalecinin ne kadar önemli bir unsur olduğu bir kez daha anlaşıldı.
Yerel basınının dinazor yazarlarının kahramanı Tolga her kritik maçta yaptığı gibi Galatarasay maçını da katledip takımı yakınca kalenin gerçek sahibi Gaziantepspor maçı ile Trabzonspor formasıyla ilk lig maçına çıktı. İlk maçında öyle bir hata yaptı ki eğer o hata gol ile sonuçlansa bekli şu an ne Sylva kalede olurdu ne de Trabzonspor liderle aynı puanda.
O hatayı yapmasına rağmen 90 dakika sonunda stadyumda maçı beraber izlediğimiz herkesin ortak görüşü nihayet yıllardır aradığımız kaleciye kavuştuğumuz yönündeydi.
Sylva tecrübesi,soğukkanlılığı, oyun kurmadaki ustalığı ile birkaç hafta içerisinde ligdeki kalecilerin hepsinden farklı olduğunu gösterdi. Fenerbahçe maçında yaptığı kritik kurtarışlar, yan toplardaki soğunkanlılığı, oyunu bir libero gibi kurması ile yıllar sonra büyük maçta büyük bir performans gösteren kaleci seyrettirdi bizlere.
Bjk maçına gelecek olursak alınan bir puanda Sylva'nın katkısı takımın geri kalan tüm elemanlarının katkısından fazlaydı diyebilirim. Bu sezon çok şey öğretiyor bize bu takım. En çok bu yönlerini seviyorum zaten. Demek ki şampiyonluğa oynayan lider karakterli bir takım yaratmak istiyorsan sadece gelecek vaad eden gençlerle bir yere varamazsın. En fazla Arsenal gibi bol bol alkış ve aferin lan bak bu 18 öbürü 19 yaşındaymış diye takdir toplar sonunda koca bir hiç kazanırsın. Song transfer edildiğinde çoğu kesim tarafından sevinçle karşılandı bu transfer haberi, tabiki her şeyi eleştirmeyi marifet sayan bazı kesimler hariç. Song'un Giray Kaçar gibi bir oyuncunun oymasınını engelleyeceğini bu tranferin gereksiz olduğunu düşünen ''Wonderkid''ciler bu gün ne kadar yanıldıklarının farkındadırlar sanırım. Tüm maçlarda Song yerine Giray oynasaydı çok sempatik bir takım olabilirdik, Giray da kamuoyundan bolca takdir toplayabilirdi fakat muhtemelen 7-8 puan daha az toplamış olurduk. Dün sezonun en berbat futbolunu defansta Giray kaledede Tolga ile oynamadığımız için başta Sadri Şener ve Mahmut Aksu olmak üzere tüm Trabzonspor
transfer komitesine teşekkür etmeliyiz. Bize İnönüde bu kadar kötü futbola rağmen puan getiren şeyin adı ''TECRÜBE''dir.
Ersun Yalan birbuçuk yıldır Trabzonsporda ve ben onu ilk kez eleştireceğim. Oyuna müdahaleri çoğu zaman gecikmeli ve yanlış tercihlerle dolu. Hüseyin Cimşir'in berbat futboluna 90 dakika tahammül etmesi, Colman-Selcuk ikilisine uzun süre sabretmesi, ille de çift forvet diye tutturup rakibin bizi orta sahasıyla ezdiği bölümde o bölgeye takviye yapmaması,orta sahayı kalabalık tutmaması gibi bir sürü hataya rağmen İnönü'den puan çıkarmak her hocaya nasip olmaz.
Ersun Yanal'ın yanlışlarını sahadaki tecrübeli oyuncular insanüsü performanslarıyla örttüler. Defans hattımız 4x4 lük orta sahamız ise çok kötü bir performans sergiledi. Son olması şartıyla sesimizi çıkartmıyor ve görmezden geliyoruz.
İki maçtır kötü oynamamıza rağmen kazanıyoruz ki bu özellik sadece şampiyonlara has bir özelliktir. Fakat kötü oyunu alışkanlık haline getirmemeliz.
Haftaya Denizli maçında rakibi sürklase ederek kazanan bir takım bekliyorum.
2o yıl sonra hazır kalede de kaleci varken kazanalım şu şampiyonluğu!!!